New START Anlaşması ve Nükleer Silahların Geleceği | New START, Nükleer Anlaşma, Nükleer Silahlar 5 Şubat 2026 günü gece yarısı itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu arasındaki nükleer başlık kapasitelerini sınırlayan son anlaşma olan New START (Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması) geçerliliğini yitiriyor. Bu anlaşmanın sona ermesiyle iki büyük nükleer güç, 1972 yılından bu…
5 Şubat 2026 günü gece yarısı itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu arasındaki nükleer başlık kapasitelerini sınırlayan son anlaşma olan New START (Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması) geçerliliğini yitiriyor. Bu anlaşmanın sona ermesiyle iki büyük nükleer güç, 1972 yılından bu yana ilk kez karşı karşıya gelerek cephaneliklerinde hiçbir denetim, kısıtlama veya şeffaflık mekanizması olmadan kalacaklar.
New START anlaşması, ABD’nin Sovyet Rusya ile 1991’de ve Rusya Federasyonu ile 1993’te imzaladığı Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşmaları’nın (START 1 ve START 2) uzantısı niteliğindedir. 2010 yılında imzalanan bu anlaşma, uzun menzilli nükleer silah başlıklarına ve füzelere kısıtlamalar getirmektedir.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla Rusya 5 bin 459, ABD ise 5 bin 177 nükleer savaş başlığına sahiptir. Çin’in ise savaş başlığı sayısının 600’ün biraz üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Nükleer silahsızlanma süreci, tarihte SALT’tan START’a uzanan bir dizi anlaşmayla şekillenmiştir.
2026 son tarihi olarak belirlenmiş olsa da anlaşmanın uzatılamamasının temel nedenleri arasında, teknolojik dönüşüm ve yeni tehditlerin de etkisi büyüktür. Artan gerilimler ve silahlanma yarışının getireceği riskler endişe vericidir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]